Anasayfa  Forumlar  Köşe Yazıları  Ziyaretçi Defteri  Foto Galeri  Şiirler  Haber Ekle  Vip Salonu
DOSYALAR

Gurbetteki Ercisliler
Tarihin Derinliklerinden
Ercişli Şairler
YAZARLAR


Ali SİNOĞLU
ORUÇ VE SABIR


Cengiz ALPER
DEĞERLİ OKURLARIMI BİRAZ GERİLERE GÖTÜRMEK İSTİYORUM...


Erol ÇELİK
ERCİŞLİ ŞAİRLER-40- MECİT GAZİOĞLU


M. Fatih AKBAY
İSLAM-BİLİM İLİŞKİSİ VE İSLÂM DÜNYASININ GERİ KALIŞ NEDENLERİ


Mehmet ÇALIŞKAN
BEN KİMİM?


Münür ATAKUL
AKIL SETTAR VE SABIR


Salih ÇETİN
TÜKETİM ÇILGINLIĞI, FIRSATÇILIK VE KAPİTALİST SÖMÜRÜ


Selahattin KOŞAR
ERCİŞ’TE RAMAZAN HAVASI


Veysel KOŞAR
SIFIRLANILAN AN

Şairler

· Raif ARAS
(114 şiiri kayıtlı)
· İsmail KOÇAK
(90 şiiri kayıtlı)
· Âşık Kahraman DURSUN
(61 şiiri kayıtlı)
· Münür ATAKUL
(44 şiiri kayıtlı)
· Yaşar İnatçı
(42 şiiri kayıtlı)
· Şükrü GÜLER
(32 şiiri kayıtlı)
· Veysel KOŞAR
(29 şiiri kayıtlı)
· Selahattin KOŞAR
(25 şiiri kayıtlı)
· MUĞDAT YAĞAR
(22 şiiri kayıtlı)
· Mustafa DENİZ
(22 şiiri kayıtlı)
· Mehmetfatihakbay
(22 şiiri kayıtlı)
· Mehmet BÜLBÜL
(21 şiiri kayıtlı)

Toplam 75 şair

Forumlardan...

 Neye "Evet" diy..
(19 okuma, 0 yanıt)
 MADDE MADDE ANAYASA DEĞİŞ..
(53 okuma, 3 yanıt)
 Eğitim Sistemi Nereye!..
(28 okuma, 0 yanıt)
 Bunları Biliyor muydunuz?..
(64 okuma, 1 yanıt)
 Kendini Düşünme.....
(51 okuma, 1 yanıt)
 Çekin Elinizi Türklerin v..
(100 okuma, 3 yanıt)
 Bunları Biliyor muydunuz?..
(56 okuma, 1 yanıt)
 Ey Gönül.....
(64 okuma, 1 yanıt)
 4 T Planı, Özür Olayı ve..
(81 okuma, 3 yanıt)
 ÇOCUK YETİŞTİRİLİRKEN YAP..
(44 okuma, 0 yanıt)
 Diş macununu ıslatmayın..
(40 okuma, 0 yanıt)
 Türkiye Normalleşiyor mu?..
(32 okuma, 0 yanıt)
 GÖRÜCÜ USULÜ EVLİLİK VE E..
(65 okuma, 0 yanıt)
 Atatürk'ten Hâtıralar Ele..
(30 okuma, 0 yanıt)
 Türk Ocaklarından Köy Ens..
(35 okuma, 0 yanıt)
 Merhaba..
(92 okuma, 1 yanıt)
 Yaş.....
(52 okuma, 0 yanıt)
 H.tansiyona kirmizi panca..
(44 okuma, 0 yanıt)
 Olağanüstü Hıyar.....
(70 okuma, 0 yanıt)
 EĞER!..
(52 okuma, 0 yanıt)

Bütün Mesajlar >>
Toplam 584 mesaj
ercisliler.net :: Başlığı Görüntüle - FİLMLERİN DİLİ III
 SSSSSS   AramaArama   Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları   ProfilProfil   Özel mesajlarınızı kontrol etmek için login olunÖzel mesajlarınızı kontrol etmek için login olun   GirişGiriş 

FİLMLERİN DİLİ III

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    ercisliler.net Forum Ana Sayfası -> Her Konuda...
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
mehmetfatihakbay
Newbie
Newbie


Kayıt: Nov 08, 2009
Mesajlar: 56

MesajTarih: Pzr Şub 07, 2010 6:36 pm    Mesaj konusu: FİLMLERİN DİLİ III Alıntıyla Cevap Ver

Yukarıda anlatılanlar, genel itibariyle 80’li yılları resmeden Siyasî içerikli darbe filmleriydi. Bunların dışında muhtelif temalı filmleri ele aldık. Bunların dışında teyakkuz ve ümit aşılayan, önyargıyı kıran, kırmaya çalışan filmler de mevcut.

Öncelikle 120.

Alilerin, Ahmetlerin, Mehmetlerin, tarihteki isimsiz kahramanların hikâyesidir 120. İsmi olup da son zamanlara kadar esamisi okunmayan 120 kahramanın destanı. Birinci dünya Savaşı yıllarında yaşanan sıkıntılar ve vatanın kurtuluşu için çarpan minik yüreklerin fedakârlığı. ‘Anlatılmaz yaşanır!’ ifadesi bu tür filmler için söylenmiş gibi. Yaşananların filme aktarımından sonrasını anlatmakta zorlanıyorsak olayların gerçek yüzünü tahmin etmek zor olsa gerek.

KURTLAR VADİSİ IRAK filmi de mutlaka izlenmesi gereken filmler arasında. Irak’ı Özgürleştirme iddiasıyla harekete geçen küresel işgalcilerin buradaki Gayrî İnsanî muamelelerinin ele alındığı film ve benzerlerinin işlevi çok büyük. Bu tür filmlerin yaygınlaşması, yeni nesillerin yere daha sağlam basmasını sağlayabilir.


NEFES filmi ise bir sınır karakolunda oldukça zor şartlar altında, hayatı tüm gerçekliğiyle yaşayan 40 kahramanın hikâyesi. Kalıptan çıkma yaklaşımlarla bir kareye hapsedilmesi muhtemel hatta kesin olan filmde verilen kardeşlik mesajları ve tüm olumsuzluklara rağmen atılan insanî adımlar önemlidir. Sonuç olumlu olmasa da Nefes, tüm gerçekliği ve gerçekçiliğiylr genizleri yakmaya devam edecek gibi görünüyor.


Ve tabi ki GİRDAP.
Bir gencin intihar bombacısına dönüşmesini ele alan mükemmel film! Üniversite hayatında ev ararken bir kaç kişiyle tanışan, sonuç itibariyle onlarla aynı evde kalan ve bu kişilerin yönlendirmesiyle Gayri Müslimlere ve çevresine karşı tavırları değişen bir gencin yabancıların bindiği bir otobüse binerek kendisiyle birlikte onlarca cana kıymasını anlatan film.

Filmin kahramanını, eşyaları ters yüz ederek, camı kırarak vd yollarla, ‘ilahi ikaz geliyor, kendimize çeki düzen vermemiz lazım!’ gibi sözlerle bir yöne çeken ve sonuç itibariyle onu istedikleri yöne çekebilecek kıvama getiren hacı hoca kıyafetli kimselerin marifetlerinin anlatıldığı filmin can alıcı noktası, Afganistan’daki, Irak’taki mazlumlara yardımdan, bu ülkede cuma namazı kılınamayacağından bahseden kahraman mücahitlerin [!] tam film bitecekken düzgün traşlarıyla, ellerinde puroları ve içkileriyle güle oynaya konuşurken ortaya çıkıveriyor ve deyim yerindeyse izleyenleri şok ediyor!!

Bir an için İngiliz casusu Hampher hatırlanıyor, Müslümanları içten yıkma planları, suret-i haktan görünüp Din-i Mübin-e zarar vermeler, yerli lawrenceler ve daha niceleri!!

Gerçek hayata bakılacak olunursa, kaç tane gencin, bu şekilde kullanılıp telef edildiğini düşünmemek elde değil! Mesela malatya’daki Zirve Yayınevi olayı ve benzer olaylar. Büyük ihtimalle bu olayda derin güçlerin yönlendiriciliği hâkim; ancak yine bunu Truva Atları sayesinde, saf kişileri kandırmak suretiyle yapma ihtimalini de düşünmemek elde değil.

Filme dönecek olursak;

Bazı ayrıntılar, birer ikişer haşiye, dipnot istese de sonuç itibariyle mükemmel bir ana fikirle elveda diyen film,”ALDATICILAR SİZİ ALLAH İLE ALDATMASIN!’’ ayetiyle (Fatır Suresi 5.Ayet) sona eriyor.
Sözün özü, Girdap, mutlaka izlenmesi gereken filmler arasında ilk sıralardadır.

Sonrasında GÜNEŞİ GÖRDÜM.

Mahsun Kırmızıgül’ün oynatıp yönettiği mükemmel film. Terör belasına yakalanan Anadolu’nun bir köyünde başlayan başlayan trajikomik olaylar İstanbul/ Norveç ekseninde devam etmekte ve neresinden bakılırsa bakılsın hazin bir sonla veda etmektedir izleyiciye.

Film için söylenecek çok şey varken bazı temel noktalara, sahneler eşliğinde değinmekle yetinelim:

filmdeki Ramo karakterinin kendisine nur topu gibi kızı olduğunu söyleyen yakınlarını, ‘Kız olursa müjde vermeyin demedim mi? türünden ifadelerle paylaması cahiliye devrinin uzantısı olan ‘Kadınları bir bakıma ikinci sınıf gören zihniyeti deşifre ediyor.

Elbette her erkeğin erkek evlat isteme hakkı vardır; ancak iş, erkek evlat doğur-a-mayan eşinin üzerine kuma getirmeye gidince, normal şartlarda pozitif yöndeki katkıları göz ardı edilemeyecek olan törenin çirkin yüzüne tanık oluyoruz.

Çok geçmeden bir erkek evlada kavuşuyor Ramo; ancak çok geçmeden terör belası boy gösteriyor ve köylerini terk etmek zorunda kalıyorlar!

Filmde çeşitli vesilelerle seslendirildiği gibi tüm olumsuzlukların odağındaki kimseler analar! Bir oğlu dağda, öteki oğlu askerde olan ananın çırpınışlarına kayıtsız kalmak elde değil! Bir ananın dağa giden oğluna, ‘Neçe’ (gitme) demesi kelimelerin sınırlarını zorlayacak duyguları doğuruyor belli belirsiz!

Çok geçmeden, oğlunu kaybeden babanın haykırışları gölgeliyor yaşlı ananın hıçkırıklarını!

Ve bir gün İstanbul’a göç başlıyor. Mezkur yolculuğun hüznü birden, ‘Babo, istanbul’da çok kız var, evlen!’ esprisiyle dağılıyor!

İstanbul’da hayat normal seyriyle giderken Kadirin eğilimleri bozuyor ritmi zaman zaman. Cansu ile görüşen Kadirin, Kadriye olma yoluna girmesi aileyi huzursuz ediyor ve çok geçmeden İstanbul sokaklarında kovalamaca başlıyor. Öte yandan süreç içerisinde Ramo’nun eşinin hastalığını tedavi etme çabaları yansıyacaktır ekrana!

Çocukların, babalarının uğruna adaklar adayıp uzun bekleyişler sonucu kavuştuğu kardeşlerini ‘Yıkamak’ gayretiyle eve alınan çamaşır makinesine atması, filmin can alıcı noktasını oluşturuyor. Ramo’nun, göz bebeğinin ardından ağlayışı yürek burkuyor adeta ve çok geçmeden anası da alıyor aynı haberi…

Filmde Norveç’e giden kimselerin barıştan yana söylemleri olumlu olsa da, Türkiye’deki terörün anası olan Avrupa ülkelerinden olan ve temelde aynı zihniyeti yansıtan bir zihniyetin fazlasıyla çekici sosyal devlet imajıyla yansıtılması ‘Acaba?’ sorusunu akla getiriyor!!!

Filmde akla kara iç içe adeta! Bir yandan devlet babanın, bugünlerde vatan haini olunmadan sorgulanabilen geçmişteki anti demokratik yaklaşımlarına vurgu yapılırken öte yandan Devlet Ana’nın kucaklayıcı eli ihmal edilmiyor.

Geçmişe bakıldığında, taraf olmaya zorlanan, şu veya bu şekilde köyleri boşaltılan kimselerin karşı karşıya bulunduğu ruh halini duyumsamak, gelinen noktada en azından teselli verici mahiyette!

Öte yandan anaların gözünü yaşlı bırakan, onbinlerce can kaybına neden olan, kimilerinin savaş dediği, silah tüccarı, şiddet ihracatçısı güç devletlerinin çırası olduğu terör belasının bitmeyeceğini bildiren kişinin ifadeleri.

Filmdeki bu sahneye katılmıyoruz aslında. Terör bitecek, hem de terörden nemalananlara rağmen! Her şeye rağmen bitecek! Zira devlet baba, vakt-ı zamanında küstürdüğü tüm evlatlarını kazanma yolunda! Alevisi, Sünnisi, Sağcısı, Solcusu, velhasıl herkesin hakkının teslim edildiği/edileceği günler yaşanmakta/yaşanacak. Arrow
Başa dön
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    ercisliler.net Forum Ana Sayfası -> Her Konuda... Tüm saatler GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group



PHP-Nuke Copyright © 2005 by Francisco Burzi. This is free software, and you may redistribute it under the GPL. PHP-Nuke comes with absolutely no warranty, for details, see the license.
Tema Tasarım NextDizayn