Renkli hayatı, parıltılı, gösterişli yaşam tarzını sevmez ve gereksiz özentilerden özenle uzak dururdu. Günün birinde misafirliğe gittiği bir evde, koyulaşan sohbeti bölen renkli bardaklarla karşılaştı. Her zaman içtiği çay, bu renkli bardaklarla bir başka güzeldi. Değişen bir şey yoktu aslında. Ancak her zaman içtiği çay, renkli bardaklarla bir başka güzeldi şimdi.
Bu basit gözüken özentiden sonra her zamanki beyaz bardaklarda çayını yudumlarken aradığı tadı bulamamanın verdiği hisle huysuzlanıyor ve ilk fırsatta renkli bardak almayı düşünüyordu. Bu düşünce içinde günler geçip giderken, çeşitli nedenlerle, aradığı renkli bardaklarla bir türlü buluşamıyor ve bu basit gözüken derin özlemini aklından atamıyordu.
Günün birinde, bir bayram sonrasında, gezi için yola çıkmışlar ve komşu illerden birinde aradığı renkli bardaklara kavuşmuş, farklı renklerde ve tiplerde iki bardak almıştı. İlginçtir, sanki çayı değil de bardağı yudumlayacakmış gibi bir durum vardı ortada!
Dönüş yolunda yeni açılan bir süpermarkete uğradıklarında buradan bir takım renkli bardak alarak yola devam etmişti. Renkli bardakların kırılmaması için büyük özen gösterip eve vardıklarında ufukta renkli bardaklar ve çay keyfi vardı.
Ancak renkli bardaklara çayı doldurduğunda kazın ayağının hiç de göründüğü gibi olmadığını görmüş ve günlerdir aklında olan çay keyfini bir kez bile yaşayamamıştı. Her çay doldurduğunda bardaklar renkli olduğu için çayın demli olup olmadığını kontrol etmek zorunda kalıyordu şimdi.
Önce beyaz bardaklara doldurduğu çayı renkli bardağa aktarmayı düşündü; ancak taşıma çayla keyif olmuyordu! Renkli bardak hevesi bir anda silinip giderken yeni bir şeyi daha keşfetmişti. Çay içtiği zaman, renkli bardaklar çabuk kirleniyordu. Bu konularda titiz olduğu için ortalama iki çayda bir bardak değiştirme gereğini duymuştu.
Kısa sürede gerçekleşen bu tecrübeden sonra artık sade renkli bardakları başka bir gözle görüyordu, tabi renkli hayatı da. Ancak bu kez renk özentisi olmadan ve elinde olanla yetinmeyi prensip edinerek düz bir çerçeveden bakıyordu hayata! Kısa denebilecek bir sürede ortaya çıkan bu tecrübe sayesinde hayata bakışı değişmişti. Çarşıdaki hesabın eve uymaması, hayatındaki dönüm noktalarından biri olmuş ve bu basit gözüken olaydan hayata dair önemli ipuçları çıkarmıştı.
Renkli bardakları bir yana atarken daha bir huzurluydu şimdi sade renkli bardaklarla. Aradan bir süre geçtikten sonra kenarları desenli sade bardaklarla karşılaştı bu kez de. Üstelik renkli bardakların olumsuz görüntüsü bu bardaklarda yoktu. Ancak ötede tüm sadeliği ve azametiyle duran sade renkli bardaklara uzandı ve çayını keyifle yudumlamaya başladı.
Aklında bin bir düşünce, gözünde hayatın sadeliği, özünde bir bardak çay. Hayatın extra renkleri, şimdi tüm bulanıklığı ve lekeleriyle gözünün önünde raks ediyordu. Bir an için gözlerini sade renkli bardağa çevirdi. Daha önce defalarca görmesine rağmen, hayatın güzel çağlarını yaşamasından olacak, misafirlikte ilk kez görür gibi tanıştığı renkli bardaklar sayesinde şimdi el altında bulunan mütevazı hazineyi fark etmişti.
Sade renkli bardak şimdi gözünde bambaşka bir değer kazanmıştı. Abartısız bir ifadeyle, üstüne kuma getirilen bir Anadolu kadınının renkli hayatların çirkefliğinin görülmesi sonrasında kıymetinin bilinmesi gibi bir olay. Abartısız bir ifadeyle bir bardak keyiften çıkan deryalar gibi ibret dersi!
Sade bir hayatı tercih edenleri zaman zaman hayatın renkli tarafı, cafcaflı görünümü cezbedebiliyor. Bu renkli hayattan tatmak isteyenler bazen tadına aldırış etmeden hayatı devam ettirirlerken, O tadı bulamayanlar sade hayata geri dönebiliyor.
Aslında Yumurta aynı yumurtadır. İkiside köy yumurtası, ikisininde besin değeri aynı. Birisi süslenerek sunulurken diğeri olduğu gibi sunulmuştur. İşte insanı cezbeden bu süslemedir.
Oysaki Önemli olan ondan aldığın taddır.
Güzel paylaşımınızdan dolayı teşekkürler.
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız