Erol ÇELİK
Bugünkü şairimiz Sadık ALTINKAYNAK
DAVOS
Kasımpaşalı aslan kükredi Davos’ ta
Onurlu duruşu gösterdi düşmana dosta
Öyle bir ders verdi ki Şimon Perese
Ölünceye kadar yeter hunhar terese
Bak dedi; “Tevrat öldürmeyeceksin diyor
Oysa İsrail çoluk-çocuk demeden katlediyor
Yaptığınız zulümdür Filistin’e Hamas’a “
Bu cesur tavrı ayakta alkışladı Amr-Musa
Sadık Altınkaynak 1952 yılında Erciş'te dünyaya deldi. On bir kardeşin iki numarasıdır. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdikten sonra 1976 yılında Van Valiliği Kaymakam adaylığına atandı. Daha sonra Muradiye Kaymakam Refikliği, Keşap Kaymakam vekilliği yaptı. Askerlik görevini Erciş Askerlik şubesinde tamamladıktan sonra; sırasıyla Ahlat, Yusufeli, Acıpayam, Seydişehir Kaymakamlıklarında bulundu. 1990 yılında Mülkiye Baş Müfettişliğine atandı. 18 Nisan 2003 tarihinden Aralık 2004 tarihine kadarda Arsa Ofisi Genel Müdürü görevinde bulundu. Daha sonra bir buçuk yıl Denizcilik Müsteşarlığında müsteşar yardımcısı olarak görev yaptı. Buradan Eskişehir İl Özel İdaresi Genel Sekreterliğine, altı ay sonrada YÖK Denetleme Kurulu Üyeliğine atandı.YÖK denetleme kurulu üyeliğinden sonra tekrar asıl görevi olan Mülkiye Başmüfettişliğine atandı. Halen bu görevi sürdürüyor.
"Sevginin Kanatları" isimli şiir kitabı olan Sadık ALTINKAYNAK Yazarlar Birliği, İLAHİ Ente Maksudi, Enbiyalar Serveri, Dünya Şairler Birliği ve Güldeste Şiir Grubu üyesidir.
Sadık ALTINKAYNAK AKP hükümeti döneminde hangi göreve getirildiyse, dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet SEZER tarafından kararnamesi imzalanmadı. Buna tepki olarak "Arzuhal" adlı şiirini yazdı.
Cumhurbaşkanlığı yüce katına
Sayın Ahmet Necdet SEZER’ in âli zatına
Mağduriyetimi bildirir arzuhalimdir
Haksızlığa uğramak yargısız ölümdür
Bendeniz Van Erciş’ ten bir garibanım
Ne evim var ne arabam ne de hânım
Otuz yıl çalıştım devlete sadakatle
Korudum devlet malını pür dikkatle
Bu şiirin ardından, gazetelerde, web sitelerinde, Atamayı bekleyen Şair Müsteşar Cumhurbaşkanına sitemli şiir yazdı. Hangi göreve geldiyse ataması, Cumhurbaşkanı tarafından imzalanmayan ve şu anda Denizcilik Müsteşar yardımcılığına vekalet eden Sadık ALTINKAYNAK derdini şiire anlattı ifadeleri yer aldı.
Sadık Altınkaynak, Konya/Seydişehir’de Kaymakamlık yapmış, Seydişehir halkı tarafından sevilmiş sayılmıştı.
Seydişehirli Hakkı BALCI' "Serzeniş"inde Seydişehir Kaymakamı Sadık ALTINKAYNAK için neler yazdı o gün bir bakalım:
Seydişehir halkı tarafından mutevazi ve şair kişiliği ile tanınan Kaymakam Altınkaynak'ın Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e yazdığı "Arzuhal" isimli bu manalı şiir belki de akıllardan geçen ancak bir türlü sesli hale getirilemeyen serzenişlerin dillendirildiği teamüllerin dışında bir davranış biçimiydi.
Bu şiiri yaklaşık dört ay yada beş ay önce okumuştum, ama Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin daha da güncelleştiği bu günlerde aklıma düştü ve manidar olacağından hareketle sizlerle paylaşmak istedim.
Belki de dili belası yaşadıklarım yada kırk dokuz köyden kovuluşuma denk düşen mısralardı onun için düşürdüm satırlarıma... Belki de yüksek makamdan ehil kişiliği ile tercüman oldu hislerime sayın Altınkaynak..
O günlerde bir gazetede çıkan "sınav sorusunu sattığı için kararnamesi dönen müsteşar yardımcısı" haberine tepkisi büyük olur Sadık Atınkaynak'ın. Bir yazı gönderir, yayımlanmasını ister. Gazete, bu yazıyı yayımlarken açık açık yazmasalar da hatalarını kabul ederler.
“Sayın Ahmet Necdet Sezer'in Ali Zatına.
Kararnamesi köşkten dönen, Denizcilik Müsteşarlığı müsteşar yardımcısı Sadık Altınkaynak’tan gazetemize açıklama geldi. Bu açıklamayı virgülüne bile dokunmadan sizlere aktarıyoruz.
Bu arada haberi yazan arkadaşlar bir ayrıntıyı çok teknik olduğu için yanlış yazmışlar. Bu teknik hata, kararnamesi sınav sorularını sattığı gerekçesi ile cumhurbaşkanlığından dönen kişi müsteşar yardımcısı değil, müdür sıfatını taşıyan kişidir.
Bize serzenişte bulunmuş, gazeteciyseniz aynen yayınlayın. Biz gerçek gazeteciyiz, burası halkın yeridir. Herkes görüşlerini bildirir aynen yayınlanır.”
Sadık ALTINKAYNAK ne yazmıştı bakalım:
“Beyler... Haberciliğinde bir şerefi var, haysiyeti namusu vardır. 12.10.2005 tarihli "sınav sorusu sattığı için kararnamesi dönen Müsteşar yardımcısı" başlıklı haberinizde ne şeref var, ne haysiyet var, nede namus var. Bir kere haberde isim vermeyerek güya kurnazlık etmişsiniz. Ama kararnamesi Köşkten döndüğü için vekaleten görev yapan tek Müsteşar yardımcısı benim. Ancak benim sınavla bir ilgim olmadığı gibi göreve başladığım Aralık 2004 tarihinden bu yana kurumda herhangi bir sınavda yapılmamıştır. Eğer şerefli, namuslu, halktan ve Hak'tan yana gazetecilik yapmak istiyorsanız, Köşke neden kararnamemi müteadit defalar geri çevirdiğini siz sorun. Eğer bir tek haklı gerekçe bulabilirseniz ben Devlet memurluğundan istifa etmezsem şerefsizim. Aksi taktirde siz ortaya attığınız bu desteksiz ve mesnetsiz yalanı ispat edemezseniz, bu haberi hazırlayanda, servis yapanda, şerefsiz ve namussuzdur. Konuyu daha veciz olarak anlayabilmeniz, Köşke yazdığım Arzuhalimi de aşağıda sunuyorum. Gerçek gazeteciyseniz bunu da yayımlayın herkes görsün... Kim haklı kim haksız.. “
(www.denizticaretgazetesi.org/index.php?haber=1022)
Haberi verenler her ne kadar bu şekilde yazsalar da sonraki günlerde şiiri satır satır yorumlayarak kendilerini bir nevi haklı göstermeye çalışırlar.
Birazda şiirlerine bakalım:
Sadık ALTINKAYNAK Acılar adlı şiirinde acılarla sevincin iç içe olduğunu acıların insanı olgunlaştırdığını vurgular.
Acı bazen ustadır eğitir insanı
Bazen değirmendir öğütür insanı
Tatlı bir yanı da var acının
Genelde korkutur ürkütür insanı
Şiirlerinde ayrı bir yeri vardır Erciş'in. Adetlerini, yemeklerini, kültürünü, düğünlerini anlatmaya çalışır Erciş'le ilgili şiirlerinde. Erciş'in kargışlarını şiire dökerken; Erciş'in kışlarının zor olduğunu, ondan daha fena kargışlarının olduğunu vurgular. Şiirin de bu kargışların iyi olmadığını bunun yerini iyi dileklerin , duaların yer almasının da altını çizer.
Şimdi var mı bilmem, eskiden böyleydi karkışlar
İnşallah son bulsun, alsın yerini alkışlar
Bırakalım bu fena sözler geçmişte kalsın
Bunların yerini en iyi dilekler alsın
Erciş'i anlatırken Van Gölü Canavarını da unutmamış, onu da şiirleştirmiştir.
Bizim oralarda
Canavara derler
Cenavar
Yıllar önce vardı
Şimdi gene var
Arada bir şenledirir
Van Gölünü
Yakından gören yok
Gavurun dölünü
Sadık ALTINKAYNAK liderlerden de söz eder "Lider” şiirinde lidere bağlılığın iyi olduğunu ama aşırılığın olmamasını vurgular. Aşırılığın kula kulluk olduğunu, kula kulluk olduğunda da kölelik olduğunu ifade eder. Siyasetin çirkinliğinden de söz eder.
Olmaz olsun böyle çirkin siyaset
Ne akıl var ne izan var ne feraset
Liderlerin her sözünde aranır bir hikmet
Bu kadar saflık ilkelliktir ilkellik.
Vatandaşı uyarmayı da ihmal etmez.
Kendine gel vatandaşım kendine
Düşme siyasetin tuzağına bendine
Akıl ermez siyasının fendine
İşi gücü bencilliktir bencillik
Sadık ALTINKAYNAK şiirlerinde dini inancını da ön plana çıkarmıştır.
Ayrıldım hüznü keder içinde Efendimden
Ateş-i firakla geçmiş gibiyim kendimden
Elveda elveda Ey Resul-ü Kibriya
Şefaat et mahvetmesin bizi kibir ve riya
Aşkı sevdayı da işlemiştir Sadık ALTINKAYNAK
Beni benden alır fettan gözlerin
Başımı döndürür o şuh sözlerin
Gülüşün fevkinde bütün hazların
Söz demeye yüzüm yok kalman için
Sadık Altınkaynak bu diyerek bitirmek istemezdim. Gücüm yettiğince dilim döndüğünce bir şeyler karalamaya çalıştım. kitabını alamayanlara, Şiirlerini okumak isteyenlere, Antoloji.com da 112 şiirinin olduğunu, bu şiirlerin sayısının artacağını da belirtmek isterim.
BİLGİ NOTU:
Şair Sadık Altınkaynak Bey’le ilgili bu bilgileri, paylaştıktan 2 gün sonra “ARZUHAL” adlı ikinci bir şiir kitabının çıktığı haberini aldım. Ön kapak resmini yayımladığım “ARZUHAL”i saltinkaynak@gmail.com
adresinden temin edebilirsiniz
ŞİİRLERİ:
Acılar, Affet Ya Rab, Akıl, Allah’tan İste, Anayurt, Arzuhal, Asrın Depremi, Aşk Çeşitleri, Ayrılık Ateşi, Bakışın Ok Gibi, Bakışların, Bir Daha, Bir Ömür Böyle Geçti, Bülbülden Güle, Büyük Davet, Canımsın, Cenevar, Çare, Çatlasın Eller, Çay ve Şeker, Çocuklar, Dalkavuk, Davos, Dedim-Dedi, Değişmez Yasa, Deniz Tutkusu, Dua, El-Halim, Erciş'e Erdiş Derler Erciş’te, Erdiş'in Kargışları, Eskimeyen Şehir, Gecenin Rengi, Gemileri Yakmadan, Gönlüme Yasak Bıraktım, Ha Ayrılık Ha Ölüm, Haberin Var mı?, Hasret, Hasret Türküsü, Hasret Yanığı, Hayali Ellinci Yıl, Hayat Koşusu, Her Şey, Hırant'ın Ardından, Huzur Adası, Huzuru Yakalar, IRAK, İçme Kardeşim, İhtiyarlık Şafağı, İletişim Bozukluğu, İyi Olmanın Yolları, İz Bırakan Sözler, Kalmadı, kanaat, Kelamı Kibardan, Kenan, Kısır Döngü (Borsa), Kokulu Karanfil, Koltuk, Korku, Kul Hakkı, Kün fe Ykün, Lider, Londra' da Bir Old Man, Londra'da İkinci Old Man, Militarist Bürokrasi, N'oldu Bu Gönlüm, Namaz, Narın Hikmeti, Ne var Ne yok, Nick Name, O Gelmeden, Old Man'in Ahı, Öğretmenim, Öldüğüm Zaman, Ölümsüz Gerçek, Peygamberler Tarihi, Pişmanım, Saddamın İnfazı, Sairlik, Sen Gel Bana Sor, Sevda Bağı, Sevgi, Sevgiyi Sindirmek, Sevmek Güzeldir, Sokaklar, Son Mevsim, Soru içinde soru, Söyleyin Dostlar, Sözün Özü, Su Ateş ve Ahlak, Sürçmeler, Şairler ve Sairler, ŞOK ve DEHŞET, Şükür, Taş, Tavsiyeler,Türban, Umut, Unutamazsın, Uridu Ebi, Üç Aylar, Üç Şey, V' li Şiir, Veda, Yakar Beni, Yarın Çok Geç Olabilir, yeter, Yük, Yüreğime Bir Aşk Değdi, Yürek Yangını, Zeynep Torun,