|
|
BİR YAPRAK DAHA DÜŞTÜ Mehmet ÇALIŞKAN
Tarih: 11 Mart 2010 Perşembe
Mehmet ÇALIŞKAN
Her mevsimin bir özelliği olduğu gibi, her insanın da ayrı bir yapısı, ayrı bir karakteri vardır. Bu yapı gereği, bazen insanlık aleminin nazenin bir gülü, bazen de insanlığı perişan eden, çekilmez biri olur insan. Bu hal, Adem (as) dan günümüze kadar hep böyle olmuştur. Aklı başında olan her insan, birinciyi tercih etmeli, ikincisinden kaçınmalıdır. Ömür denen şey, bir an yaşanmış gibidir. Kime sorduysam; ”hayatım yaşadığım andır” cevabını almışım. Bu demektir ki; hayat, yaşanan saniyeden başkası değildir. Geçmiş, zaten elimizden çıkmış, gelecek de, elimizde senedimiz yok ki geleceğine dair. O halde neden dünyayı bu kadar geniş zannediyoruz? Sanki ölüm denen gerçek bize hiç gelmeyecek gibi davranıyoruz? Sebep belli. Bizler hep başkasına veriyoruz musibet ve ölümleri. Biraz üzülüyoruz belki ama, bir süre sonra her şeyi unutup eski yaşantımıza devam ediyoruz. Yaşantımız eğer yaradılışımıza uygun ise mesele yok, ancak farklı bir düzende isek kendimizi mutlaka düzeltmeliyiz.
İnsan hayatı mevsimler gibidir. İlkbahar; çocukluk zamanlarımıza benzer ki; günümüz günümüze uymaz. Bazen güler, bazen durulur, bazen de ağlarız. İlk baharın, bazen sıcak, bazen ılık, bazen soğuk olduğu gibi. Yaz; gençliğimize benzer; hep deli akar kanımız.Bu yüzden de delikanlı derler. Yazın sürekli sıcak olması gibi. Sonbahar; yaşlılığımıza benzer; çocuktan daha çocuklaşır, geçmişimize ağlar, geleceğimizden endişe etmeye başlarız. Ağacın solan yaprağı gibi,zamanımız gelince düşüveririz birden. Sonbaharın, belli belirsiz yapısı ve solan yaprakları gibi. Kış; Ölümümüze benzer; her şeyin bittiği, artık beyaz kefene sarılmamız gerektiği zaman gelmiştir. Kışın, karla her tarafı beyaz kefene büründürdüğü gibi.
Bütün bunlar hayat yolculuğumuzun birer parçası. Aslında hayat yolculuğu bizim gördüğümüzden önce başlamış, gene gördüğümüzden sonra da devam etmektedir. Bu yolculuk;
-Ruhlar aleminden
-Anne rahminden
-Çocukluktan
-Gençlikten
-İhtiyarlıktan
-Ölümden
-Kabirden
-Mahşerden
-Sırat Köprüsünden
Geçerek ebediyete kadar devam eden bir yolculuktur. Bu Yolculukta, aç ve açıkta kalmamak için azığımızı yanımıza almamız gerekmektedir. Bu azık da ancak Allah’ın emirlerini yerine getirip, yasakladıklarından sakınmakla mümkündür. Ne mutlu bu uzun yolculukta azığını yanına alana.
Bursa’ da ikamet eden, VAN-ERCİŞ’li , Hacı Sıddık ÇALIŞKAN’ın oğlu, Veysel ÇALIŞKAN ağabeyimiz, elim hastalıktan kurtulamayıp, 08.03.2010 tarihinde, Hakkın Rahmetine kavuşmuştur. Kendisini hastalığında birçok defa ziyaret edip, çoğu zaman da telefonla aradığımda, ”Rabbime şükür, bunca yıl yaşadım, çok yaşasam ne olur? Yeter ki imanla ruhumu teslim edeyim. “ Dediğine çok şahit oldum . İnşallah imanla kabre girmiş, imtihanı kazanmış olarak Allah’ın huzuruna varmıştır. Kendisine Allah’tan Rahmet, geride kalanlara da sabr-ı Cemil niyaz ederim.
11.03.2010
Mehmet ÇALIŞKAN mcaliskan77@hotmail.com
Bu köşe yazısı 1634 defa okundu. Toplam 512 kelime
[ Geri Dön: Mehmet ÇALIŞKAN ] - [ Yazarlar İndeksi ]
|
|
|
|
|
|
|
|
eski-ercis: M.Suat İlhan Eskişehir'de bir ilçeye tayın edildi (14/8) memobey: Nedim ÖZÖRNEK İstifa Etti (28/6) erolcelik: Nedim ÖZÖRNEK İstifa Etti (28/6) erolcelik: ERCİŞ'TE FESTİVAL ÇOŞKUSU (27/5) erolcelik: ERCİŞLİ RESSAMLARDAN RESİM SERGİSİ (27/5) mehmetfatihakbay: Fuat Hasdemir'e "Sağlam Adımlar" ödülü (12/5)
|
|
|
|
|
|
|
Şu ana kadar 3182038 sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: ercisliler.net/yesilercis.net |
|
|
|
|
|
|